Giderken verilen vaadlerdi ben beklemedim bunları ve tabi sesinizi duymak için aradığım gecelerimde söylendi bunlar sizin güneşiniz yeni doğarken..
Temiz bir nefesi özlemiştim,bunu çektiğimde de ciğerlerime,sıkıca sarılan birini ve boynundaki kokuyu .Bilmezsiniz belki , çok kötüydü havası oksijen tüpleri bir sigara paketinden daha değerliğiydi..Ama bilirim sevmeyen biri var aranız da VE bağlacını sorumluluğu almıyorum üzerime yazarın çevirisi ancak böyle olabildi.Adam seviyor ..
Masa küçüktü.Bir veda havası daha vardı hemde.Uçağı tekrar kaçırmak istercesine yavaştım ,bilinmeyen bir dilde parça vardı kulaklarda NE öğrenmek istediğiM ne alışık olmadığıMIZ dilden.Karpuz da yoktu biliyor musun ve tabi ki peynir.Olsun dedim herzaman ki gibi iki bira içer ardından rakımı içerim diye düşündüm.Biralar geldi gitti.Ellerim titredi , gözlerimdi belki sorumlusu ıslaktı , masa , gözler , eller tabi ki rakı.
Hiç çalmayan telefonuma dökülmüştü rakım belki de hiç benim değildi herneyse bunu tartışmıyacagım..
Derken telefonu çaldı ve gitti
Kutlamalıydık parti yapmalıydık benim hissettiğim ilk nefesi..
Büyük masada Gözüm yoktu ya da o hayalimde ki kocaman kıpkırmızı karpuzda .Evet peyniri istiyordum yalan değil rakıyı istediğim kadar..Telefonumu da hep kontrol ettim , kontür biterde kimse bana ulaşamazsa dye, unutmuşum burda öyle olmadığını ya da ona bağlamak istemişim ne yapalım..
İyisinizdir umarım....
Sonra ne mi oldu...
Ne rakım oldu ne de bişi iyiyim ama çok iyiyim...Arada bir kahvaltıda karpuzla peynirimi yiyiyorum merak etmeyin..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder